<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>gereksizedebiyat</title>
        <description>gereksizedebiyat bir kişi değildir. birden fazla kişi de değildir. çünkü kişi değildir. birtakım adamlar birtakım adamların birtakım yazılarını filan buraya almaktadır, mesele bundan ibarettir. ilk birtakım adamların üç asıl, beş yedek adam olduklarına dair elde ciddi veriler vardır. ikinci birtakım adamlar da takdir edileceği üzere dar-ı dünyamızdaki kalem erbaplarıdır. ilgili kalem erbaplarına yazılarını buraya aldığımız için telif ödemeyeceğizdir. içlerinde tanıdıklarımız vardır ve onlara çay ısmarlarızdır, ama tanımadıklarımıza çay da ısmarlayamayızdır. haklarını helal etmeleri için ne gerekiyorsa yapacağızdır bu yüzden. (dua filan işte)
</description>
        <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 00:06:03 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>güray süngü'yle roman ve öykü üzerine-ABDULLAH HARMANCI</title>
            <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/guray-sungu-yle-roman-ve-oyku-uzerine-abdullah-harmanci_27768801.html</link>
            <guid>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/guray-sungu-yle-roman-ve-oyku-uzerine-abdullah-harmanci_27768801.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;*Uzun s&amp;uuml;re dergilerde &amp;ouml;yk&amp;uuml; yayınlayıp ardından iki roman yayınladığın i&amp;ccedil;in, doğrusu benim aklım biraz karıştı. Sen &amp;ouml;nce hangisine y&amp;ouml;neldin? Neden &amp;ouml;yk&amp;uuml;lerini kitaplaştırmada ağırdan aldın? Yoksa eşzamanlı bir yolculuk muydu bu? Şunu da mutlaka belirtmem gerek: &amp;Ouml;yk&amp;uuml;lerini okuduktan sonra, roman yazmış olman bana &amp;ccedil;ok doğal geldi. &amp;Ouml;yk&amp;uuml;lerin &amp;ldquo;kısa &amp;ouml;yk&amp;uuml;&amp;rdquo;n&amp;uuml;n sınırlarını zorlayan metinler&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;Ouml;nce &amp;ouml;yk&amp;uuml; yazmaya başladım diyebilirim ama roman yazmak aklımdaydı ve daha ilk &amp;ouml;yk&amp;uuml;lerimin akabinde bir roman yazmaya da başladım. Denemeydi tabi bir a&amp;ccedil;ıdan, ama fena bir roman da sayılmazdı. On yılı ge&amp;ccedil;ti. O zamanlar t&amp;uuml;kenmez kalemle ciltli defterlere yazıyordum ve dizgi aşamasında kayboldu ilk romanım. Ama kendimi tanımlamam gerekirse&amp;hellip; Bilmiyorum, roman yazmalıymışım gibi geliyor bana. &amp;Ouml;yk&amp;uuml; de yazıyorum ama bir yılın belki on ayını romana, iki ayını &amp;ouml;yk&amp;uuml;ye ayırıyorum toplam s&amp;uuml;re olarak. Roman s&amp;uuml;rekli kafamda, en başından en sonuna dek kurgulanması, yazılması b&amp;uuml;t&amp;uuml;n bu s&amp;uuml;re&amp;ccedil; meşgul edici ve yorucu. &amp;Ouml;yk&amp;uuml; de s&amp;uuml;rekli kafamda ama başlayıp bitirmesi daha kısa bir zamana tekab&amp;uuml;l ediyor. Aklıma geliyor kurgusu, ş&amp;ouml;yle bir şey olsun der gibi geliyor, yazmazsam olmayacakmış gibi geliyor, ama bir s&amp;uuml;re sonra yazılıp bitince ben yine romanla başbaşa kalıyorum. Birisi diğerinin i&amp;ccedil;inde sanki. Mesela 99 dan beri &amp;uuml;zerinde &amp;ccedil;alıştığım bir romanım var tamamlanmış vaziyette şu anda, ama hala &amp;uuml;zerinde &amp;ccedil;al.. ( &lt;a href=&quot;http://gereksizedebiyat.blogcu.com/guray-sungu-yle-roman-ve-oyku-uzerine-abdullah-harmanci_27768801.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 02 Nov 2008 14:47:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>deneme</title>
            <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/deneme_17963081.html</link>
            <guid>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/deneme_17963081.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;denemiyorum...&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gereksizedebiyat.blogcu.com/deneme_17963081.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 04 Jan 2008 23:29:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>öbür dün</title>
            <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/obur-dun_17963001.html</link>
            <guid>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/obur-dun_17963001.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;dün sabah erken kalktım, uyumak üzereyken uyuma dedim kendime, adam ol, işe git, kafamı salladım, yüzümü salladım, yüzüm sallanırken ona (yüzüme) su tuttum, o (yüzüm) yıkandı, akşama kadar kayda değer bişey olmadı, bi ara, Allaam gitsek ya dedim, gitmedik nitekim, eve geldim, bongo çaldım, yattım, gece karnımın sesine uyandım, yemek yemeyi unutmuşum, domates yedim, balık gibi kokuyordu domates, kustum, yattım, gerisini anımsamıyorum... (uyumuş olabilirim zira.)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;gereksizyazarlardan öteki&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;(adı z ile başlayan mahmut)&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gereksizedebiyat.blogcu.com/obur-dun_17963001.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 04 Jun 2008 23:19:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YIKILMA SAKIN</title>
            <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/yikilma-sakin_17955201.html</link>
            <guid>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/yikilma-sakin_17955201.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Sana durulanmış kelimeler getireceğim&lt;BR&gt;pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler&lt;BR&gt;kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir&lt;BR&gt;seni çünkü dik tutacak bilirim&lt;BR&gt;kabzenin, çekicin ve divitin&lt;BR&gt;tutulduğu yerden parlayan şiir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi nefti&lt;BR&gt;acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin&lt;BR&gt;çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı.&lt;BR&gt;Her sabah çarpışarak çekilirdi karanlık alnacımdan&lt;BR&gt;acılar bile duymadım kof yürekler önünde&lt;BR&gt;beynim her sabah devrimcinin beyniydi&lt;BR&gt;ayaklarım donukladı gelgelelim&lt;BR&gt;sağlığın yerinde mi?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor&lt;BR&gt;halkın doğurgan dünyasına dalmakla&lt;BR&gt;onların güneşe çarpan sesini anlamayan&lt;BR&gt;dört duvarın, tel örgünün, meşhur yasakların sahipleri&lt;BR&gt;seyir bile edemezken içimizdeki şenliği&lt;BR&gt;yılgı yanımıza yanaşamazken&lt;BR&gt;bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat&lt;BR&gt;yıkılmak elinde mi?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Boşuna mı sokuldu bankalara&lt;BR&gt;petrol borularına kundak&lt;BR&gt;kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi&lt;BR&gt;varsın zindanların uğultusu vursun kulaklarımıza&lt;BR&gt;yaşamak&lt;BR&gt;bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki.&lt;BR&gt;Bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere&lt;BR&gt;ve inatla çevrilmiş toprağın çılgarına&lt;BR&gt;yazık ki uzaktır kuşları, sokaklarıyla bizim olan şehir&lt;BR&gt;ama ancak laneti hırsla tırpanlayamamak koyuyor insana&lt;BR&gt;öpüşler, yatağa birden yuvarlanışlar&lt;BR&gt;sevgiyle hatırlansa bile hatta.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Köpüren, köpürtücü bir hayatın nadasıdır kardeşim&lt;BR&gt;bütün devrimcilerin çektikleri&lt;BR&gt;biliriz dünyadaki yorgunluk habire mızraklanır&lt;BR&gt;dağlarda gürbüz bir ölümdür bizim arkadaşlarınki&lt;BR&gt;pusmuş bir şahanız şimdilik, ne kadar şahan olsak&lt;BR&gt;ama budandıkça, fışkıran da bizleriz&lt;BR&gt;ölüyoruz, demek ki yaşanılacak.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İSMET ÖZEL&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gereksizedebiyat.blogcu.com/yikilma-sakin_17955201.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 04 Jun 2008 22:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DEMİR KÜTLE-SENFONİ 1</title>
            <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/demir-kutle-senfoni-1_17954321.html</link>
            <guid>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/demir-kutle-senfoni-1_17954321.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;demir kütle - senfoni 1 - &lt;BR&gt;Tam uçak lafı ile beynimin derisine binlerce jet sokulup karıncalanmaya başladı kafam. Elimi yana bıraktım. Parmaklarımın arasından sigara kaydı. Gözlerimin duvarda bir noktaya takılıp kaldılar. Orada ihtimal bir resim vardı. Bakışımı kolumu, yada bir tek parmağımı oynatabilmek elimden gelmiyorda böyle buz kesilmiş duruyorsam, demirden kütlelerle gökyüzünde dolaşmayı düşüneceğimk, gökyüzünde olamamanın acısını duyacağım demekti, ayrıca kriz demekti bu tehlikeydi. Sonunda sarsılmalar içinde doğrultacak, belirsiz korkular yüzünden, gözle görülmiyen böcekler yüzünden titriyecek, hırsla ağlıyacaktım. Bunu iyi biliyordum önceden bilmesine, ne varki kımıldamak, kalkıp sokağa, insan oğluna, yaşamının dış tarafına kendimi atabilmek için ufacık bir hareket yapmam gerekirdi. Parmağım oyanasa yapabilirdim bunu. Hiçbir şeyim, kılım bile oynamadı. Sırtüstü külçe gibi kaldım. İçimden siniklerim oynamaya başladı. SÂR'a. </description>
            <pubDate>Wed, 04 Jun 2008 21:55:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DÜN</title>
            <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/dun_17594981.html</link>
            <guid>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/dun_17594981.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;DÜN hiçbir şey yapmadım, sabah erken kalkmadım, traş olmadım, evden çıkmadım, otobüse binmedim, işe gitmedim, çalışmadım, işten çıkıp eve gelmedim, eğilip kapı eşiğini öpmedim, şükür yine evdeyim demedim, gece erkenden yatmadım.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;tatildi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;gereksizyazarlardan biri&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gereksizedebiyat.blogcu.com/dun_17594981.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 01 Jun 2008 03:29:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>MANAT</title>
            <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/manat_17594801.html</link>
            <guid>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/manat_17594801.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;bana dedin ki, sanat ne?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;ben dedim ki sana ne...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;bana mı ne dedin sen.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;sana ne mi dedim ben, sana mı ne dedim ben?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;anlamadıysan anlatamam.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;anladın mı? anlatamadım...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;gereksizyazarlar pirliği&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gereksizedebiyat.blogcu.com/manat_17594801.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 01 Jun 2008 03:20:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>NEDEN</title>
            <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/neden_17594611.html</link>
            <guid>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/neden_17594611.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;ben neden benden bu kadar uzağa düştüm? bi&amp;nbsp;de ben neden benden bu kadar uzağa düştüm de düşmek acıtmaz da oldu hem. bi de ben neden senden de ayrı düştüm? bi de ben neden senden de ayrı düştüm de düşmek acıtmaz da oldu hem. bi de ben neden demlendim bu kadar bu genç yaşta hem? &amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;gereksizyazarlar dirliği&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gereksizedebiyat.blogcu.com/neden_17594611.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 01 Jun 2008 03:07:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KAÇACAK YER YOK</title>
            <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/kacacak-yer-yok_17593921.html</link>
            <guid>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/kacacak-yer-yok_17593921.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoBodyTextIndent&gt;KAÇACAK YER YOK&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoBodyTextIndent&gt;Güzel sözler söyleniyordu televizyon dizilerinde. Her yerde kahramanlar ve kahramanların kahramanlıkları vardı. Eskisi gibi değildi hiç bir şey. Zengindiler artık ve çok güçlüydüler. Güzel arabaları ve güzel kadınları vardı. Güzel işlerinde çalışıyordular. Çirkin şeyler bile bir güzellik adına hareket ediyor, bir güzelliğe işliyordu. Yine de zor yanları yok değildi. Entrikalar, pusular ve komplo... ama can acıtmıyor, heyecan yaratıyordu bunlar. Aşk da vardı. Tüm aşklar uzun bacaklı ve ıslak dudaklıydı. Adamın birisinin tadı yoktu, kadının birisinin tadı olmayan kocası vardı. Kadının birisinin gamı çoktu, adamın birisinin gamlı karısı vardı. İlk bakışta tencere kapak gibiydi, dikkatli bakıldığında limon keşkül. Espri de vardı nitekim ama çok ince. Kesecek kadar bulaşanı. Yirmi birinci yüzyıldı, artık kaçacak yerin olmadığı çağ. Kaçıldığında bile kaçmaya sebep olan etkenlerle şekillenmiş zihinlerin, o şeklin gereği oluşan kurguya kaçınılmaz teslim olacağı zaman. Adamın birisinin adı tufandı, karısının lalezar.&amp;nbsp; &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Gözleri açık, ama anlayamadığı, yahut anlaması, olmasını istediği gerçeğin varlık kazanmasını engelleyeceğinden anlayamadığı için değil, anlamadığı için, kayıtsız, bakıyordu.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;#8220;Sana söyledim&amp;#8221;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Sun, 01 Jun 2008 02:35:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>RÜYALARIMIN GÜL KOKUSU</title>
            <link>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/ruyalarimin-gul-kokusu_17593671.html</link>
            <guid>http://gereksizedebiyat.blogcu.com/ruyalarimin-gul-kokusu_17593671.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;RÜYALARIMIN GÜL KOKUSU&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Sabah erkenden çaldı kapımı, bundan hoşlanmadığımı ona belli etmedim. Güne erken başlayan insanlardanmışım gibi hareket etmeye çalıştım, sürekli gülümsedim ve anlattığı her şeyi not ettim. İyi bir iş yaptığı zaman insanın kendi kendine duyduğu hayranlığı okudum gözlerinden. Bu sefer iyi bir iş denen şeyin benimle yapılmış olması nedeniyle ben de ziyadesiyle mutlu oldum. Ama bunu da göstermedim ona, daima ciddi; güleryüzlü olsam da; ciddi konuştum, her şeyi bütün ayrıntılarına kadar düşünüyormuş gibi yaptım. Bu konuda ikna edici olduğumu söyleyebilirim zira aklında en ufak bir tereddütün kaldığını bile sanmıyorum. İkinci kahveyi yapmam gerekir mi diye düşünürken ben, kalktı neyse ki. Yaklaşık kırk dakika süren görüşmemizin sonucunda elimi güvenle sıkarak ayrıldı evimden. Bıraktığı zarf küçük defterle beraber sehpanın üzerindeydi. İçi para doluydu, saydım hemen. Beş kere filan üstelik. Bu parayla altı ay geçinebilirdim.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Gün boyunca sokaklarda dolaştım, alışveriş merkezlerine girip alışveriş yapan insanları seyrettim. Her acıktığımda bir şeyler atıştırdım, bir zamanlar öğün arası yemenin iştah kaçırdığına inandığımı hatırlayıp kendime güldüm. Öğleden sonra sinemaya gittim ve korkunç derecede kötü bir film seyrettim, hani şu televizyona çıkan bütün insanların rol aldığı ve sonrasında birbirlerinin programlarına konuk olup birbirlerine iltifat yağdırıp yaptıkları işi millete yutturmaya çalıştıkları türden. Sinemadan çıkınca leziz bir yemek yedim, yemekten sonra köpüklü bir kahve içtim ve lokantadan çıkarken benimle ilgilenen garsona yüklü bir bahşiş bıraktı.. ( &lt;a href=&quot;http://gereksizedebiyat.blogcu.com/ruyalarimin-gul-kokusu_17593671.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 01 Jun 2008 02:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://gereksizedebiyat.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>